Bir Delinin Akıl Defteri
Bir mayıs günü pencere dibinde minderin üzerine serilmiş, bisküviyi çayıma batırıp yiyordum. Otuzuma geldim, bundan daha güzel lezzet tatmadım. Hoş, çok lezzet de tatmadım zaten. Ne güzel kuş cıvıltıları, doğa yine bir bahar türküsü terennüm ediyor. Bülbülün güle vurulduğu mevsim. Dönüm başımın üzerindeki pencereden sarkıp gökyüzünü izlemeye koyuldum. Kainatın tüm ihtişamının teminatı gibiydi mavi gök, gökkuşağını da takınca bazı zamanlar metruk bir kasabayı bile bir şölen, karnaval rengine boyar. Tüm ihtişamlardan daha muhteşem olan sevgim, bana verilmiş tek emir gibi eksiksiz ve kusursuz yerine getiriyordum, seviyordum çok… Ey mavi gök her zaman başımın üstünde yerin var. O da ne? Mavi uçurtma süzülüyor semada usul usul… Hemen kapıya doğru koşmaya başladım, uçurtmaya gidiyorum. Kapıda duran terlikleri ters düz öylesine ayağıma geçirip fırladım. Çığlık çığlığa heyecanla koşturuyordum. Onu gördüm, uçurtmayı uçuran çocuk; belki on yaşlarında ufak tefek bir şeydi. Beni çığlıkla ken...