söyle kimsin?
Söyle kimsin? Bana yasaklı bu kokun Hangi cennetin meyvesinden Sen hangi Tanrı’nın mükafatısın Söyle, bin secde etsin bu eğilmez başım Ya da hangi cehennemsin böyle içimi yakan Sana ulaşmak için meyh edeyim dünyayı da Ayık gezmeyeyim Daha fazlasını da bekleme benden Varsa bir günahım kendime Tanrım, sen sevaplarımı bağışla, günahlarımı kabul et. Gözyaşlarımı akıttığım içimden seni soran sesim ağlıyor Dudaklarımın kenarına sıkıştırdım da tebessümü Seni yazan dizelerim titriyor. Ben meğer gönlünü dahi kullanmayı bilmeyen aczmişim Yürek mühendisleri şairlerin şiirlerini kılavuz ettim kendime Şimdi hangi dizenin arkasında sır diye sussam seni. Umutla beklemek seni, müthiş! Fakat umudu her defasında yazgısına takılıp tökezleyen ben Tanrı’nın acıyla çizdiği bir insan resmi gibi çakılı kalmışım Yaşam galerisinin duvarında. Bakanlara kederi nasıl estetik göstermişim. Ne hoş! Gürültülü hüzünlerle yüreğimi kabartıp Parmak uçlarımda ağır ağır geçip ...