Son oyun

 Farkına varamadığımız "son"lar, bizim eşiklerimizdir. Mesela, çocukluğumuzun bitişi, akşam olduğunu fark etmediğimiz o son saklambacımızdır. Sahi ya! Son saklambaç oyunumuz diye bir gerçek var hayatımızda. Bir türlü unutamadığımız büyük aşkımız! Birden farkına varırız, uzun zamandır onu düşünmeden uykuya daldığımızı, artık onu gözetlemediğimizi... Ama nasıl ve ne zaman unutuldu, o, unutulmaz olan. Ne ara pazarlığını yaptık bunun. Gerçek acılarımızı, suni sevinçlerimize sattık. Onun da çoğunu tükettik zaten. Ömrün geriye kalan büyük bir kısmına donuk ümitsizliklerimizi yetirmeye çalıştık. Sonuç ne peki? O klasikleşen söz : "yetmedi, yetiremedim!" Robotlaşan insan bedenimizde, demir parmaklık ardında yaşamaya mahkum ettiğimiz, cinnete kesik ruhlarımız, bunca ağır cezaya rağmen yine de iyi var oldunuz. Çabanıza sağlık...

Yorumlar